-- HT -- HAKAN TOPUZOĞLU KİŞİSEL SİTESİ
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKET SİTENE EKLE İLETİŞİM DANIŞMANLIK

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR

    Kurumsal

     
     
     

    F Klâvyene Sahip Çık

    KAYSERİ-İSTANBUL YOLCULUĞU ANILARI

    Tarih 05 Eylül 2010, 12:46 Editör

    27 Mart 2003

    Saat 23.15, 23:00 otobüsü için bilet almış olmama rağmen, halen yola çıkabilmiş değiliz. Aslında gidegele buna da alışıyor insan. Hem, neyimiz tam zamanında ki?!.. Yine asi yanım tutmasın. Sonuçta bu toplum içinde yaşıyoruz. Ayrıca ben bu satırları yazana kadar otobüs de harekete geçti bile... Saat 23:16. Kayseri'den yola çıktık. Yolumuz açık olsun, Allah kazasız belasız bir yolculuk versin. Sonuçta hayatın kendisi bir yolculuk değil mi? Acaba nereye gidiyoruz, bir de bu belli olsa... Ne çok mutlu olacağım. Ama belki de hayatın anlamlı olmasını sağlayan da hayatın sürprizleri olsa gerek. Tarihte 27 Mart'ta ne oldu bilemiyorum ama HT Tarihinde çok şey oldu. Bugün bir devrim gerçekleşti. Ve her devrimde olduğu gibi, deviren de devrildi belki ama, bataklığı dolduran tank misali, benden sonrasına huzurlu bir ortam bırakabilmenin mutluluğu yaşadım. Sonra Saadettin Tantan'a, Erkan Mumcu'ya, Adnan Kahveci'ye hak vermekten kendimi alamadım. Çetelerle uğraştığınızda, kökünü kazısanız bile, mutlaka size de zararı dokunuyor. Günün kahramanı oldum, şimdi gözler bana bakıyor. Tüm bunlar yaşanırken günü İstanbul kurtardı. İyi ki Özcan Deniz konser veriyormuş da, konseri Kamerazzi.Net düzenliyormuş da, zamanında Cenk İsmet Şefik sayesinde Kamerazzi.Net'e web sponsoru olmuşuz da, bugün İstanbul'a gitme imkanını elde etmişim. Böyle büyük bir organizasyon için bile kendimi ikna etmem zaman aldı. Annemi ikna etmek, imkansız zaten... Yola çıkınca çenem düşüyor, kalemim açılıyor. Kendimle yalnız kalma imkanını elde ediyor, kendimle dertleşebiliyorum bu sayede. Hayatımın dönüm noktaları da hep seyahatler sırasında yaşanıyor. Doğrularım ve hatalarım seyahetler sırasında planlıyorum. Aslında aylardır seyahat edememem, benim için ciddi sıkıntıların kaynağı oldu. Kendimle yalnız kalamadım, toplantı yapamadım. Ve birçok konuda aceleci karar verdim. Ama yaptığım hiçbirşey için pişman olmadım. Olmam da. Çünkü yeri geldiğinde nasıl arabayı şarampole yuvarlamamak için biryerlere çarpıyorsak, mecburi kazalar da zaman zaman kaçınılmaz olabiliyor. Bu kadar sohbetten sonra değerlendirmelere başlamakta yarar var.Ve temel kararları açıklamakta da...1- HT-WEB Türkiye'den başlayıp Dünya'yı saran bir marka olacak. Bunun için teknik alt yapı güçlendirilecek, hızla çözüm üretilecek.Saat 23:22 Karsa Cream molası.----Bisküvi molasının ardından saat 01:05'e kadar uyku. Ardından mola ve yine birlikteyiz. Saat 01:35Bugünkü yaşadığım olayların ardından , yaşadığım olayların sınav olduğunu ve asrın önde gelen aliminin "şefkat tokatı" sözünü daha iyi anlar oldum. Yolculukta aklıma hep bir abinin sözü, daha doğrusu yaşadığı olay gelir. Abimiz yolculuk yapıyormuş. O zamanlar düzenli ya da düzenlenmiş molalar yokmuş demek ki: -Kaptan mola versek de namaz kılsam demiş. Kaptan da, kaza edersin diyerek başından savmak istemiş. O zaman şu cevabı vermiş. - Ya, sen benden önce davranırsan. Kaptan, tuhaf suratla bakınca, - Yani sen benden önce kaza yaparsan, o zaman n'apacağız?Çok anlamlı değil mi? Bir o kadar da güzel. Şimdi plânları anlatmaya devam.2- TİB çalışmalarına ağırlık verilecek.3- İş düzeni 1 ve 2 nolu maddeleri etkilemeyecek hale getirilecek. 4- Sosyal haklara sahip olmanın önemi farkedilerek, gerekli önlemler alınacak.Bu esaslara göre hayat yeniden çizilecek, tüm engeller ortadan kaldırılacak. İlk defa bir seyahatimde bu kadar az yazıyorum, yorgunluktan olsa gerek. Saat 08:05 ve İstanbul'a merhaba demeye az kaldı. Saat 09:10 Mevki: HaremMERHABA İSTANBUL!...İSTANBUL-KAYSERİ YOLCULUĞU ANILARIBir yolculuğa daha merhaba diyorum. İstanbul'dan Kayseri'ye dönüş yolculuğu başlıyor. Saat: 23.59Gerçekten de HT-WEB için çok verimli geçen bu seyahatin sonunda, sadece güzel bir uyku çekmek istiyorum. Yazılacak, söylenecek çok şey var. Ancak biraz dinlendikten sonra.Bu arada, seyahat anılarına başlamadan önce;- Baskı işlerimizi kaliteli ve ekonomik şekilde yapan Seda Özalit'ten Almila Hanım'a,- Kadıköy'de kendimi rahat hissetmemi sağlayan ve çevresini benimle tanıştıran Ercüment BÜYÜKŞENER'e,- Ercüment sayesinde tanıştığım Onur ve Mehmet Beyler'e,- Kayserili hemşehrim olarak İstanbul'da görüşme imkanım olan Şevket Kaya'ya- İsmi Kadınlar Kahvesi olmasına rağmen kadın-erkek herkesin girebileceğini öğrenmemi sağlayan ve Kayseri mantısının yerini tutmasa bile mantı ile ağırlayan, birbirinden güzel insanlarla tanışma imkanı sunan Kamerazzi.Net ekibinden Recep ÇİLİNGİR'e ve sıcak gülümsemesini esirgemeyen arkadaşlarına,- Web Hosting alanında ilk adımları atmama katkısı çok büyük olan, işe yeni başladığımda beni destekleyerek ilk müşterim olma ünvanına sahip Turgay Gezici'ye,- Planlı olarak gelemeyişimden dolayı, görüşme imkanı bulamadığım ve bunu telefonda samimi sesleriyle belirten Didem, Bilal Yeşil, Erhan Eker, Nihat Karslı ve Ailesi, Tolga Tulgar ve TESPEG'in fedakar, emeğini hiçbir çalışmada esirgemeyen kurucusu arkadaşıma ve gidip geldiğimi çok sonra öğrenen, görüşemediğimiz için üzüldüğünü belirten Yaşam Dersleri'nden Malina'ya ve TİEV Yönetim Kurulu Başkanına,- Bundan 2 yıl önce Megabayt programında ağırladığı gibi bu seyahatim sırasında da hoşsohbeti ile ağırladığı için STV'den Mustafa Yıldız'a,- Sıcak ilgisini esirgemeyen Koyuncu E-Çözüm ekibinden Yazılım Mühendisi Barış Dilek'e,- Dar vaktine ve yeni yere taşınma işlerinin yoğunluğuna rağmen, hizmet aldığım Amerika'daki Hosting Firmamın Türkiye distribütörü Cenk Bey ve ekibine,VE SIRA ASSOLİSTLERDE :)))- Taksim Meydanından Dostluk Meydanına başlıklı yazıda da ifade ettiğim, Umutsuzluğa Son Kampanyasının herkesten çok benim için umut olmasını sağlamakla yetinmeyip, her İstanbul ziyaretimde muhteşem şekilde ağırlayan, Scrabble'da beni hezimete uğratmak dışında hep iyi günlere ulaşmamı isteyen, bu gelişimde ise harika bir Pazar kahvaltısı yapmamı sağlayan, İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi, Akşam Gazetesi eski yazarlarından, güzel insan, güzel dost Birsen Altıner'e,- Evinde ağırlayarak sıcak aile ortamını İstanbul'da yaşamamı sağlayan dostum Cenk İsmet Şefik ve ailesine,- İstanbul'da gelmemin nedeni olan konseri düzenleyen, Kamerazzi.Net Genel Koordinatörü Turgut Reis'e, hem organizasyon için, hem de otobüse kadar beni yalnız bırakmadığı için ÇOK ÇOK ÇOK teşekkürler...ayrıca,- Yol sorduğumda samimiyetle yardımcı olanlara,- Ters yönden dolmuşa bindiğim için Kadıköy yerine Bostancı'ya gittiğimi farkederek uyaran ve indi-bindi parası almayan dolmuş şoförüne,- Ufukumu açan, projelerimi geliştirmemi sağlaması nedeniyle sosyal yönden, yeni pazar olması nedeniyle ekonomik yönden rahatlatan İSTANBUL'a,çok ama çok çok çok teşekkürler..--------------------------------------------------------------------------------Şimdi mola, bisküvi kola, sonra sıra gelir uykuya. (00:25)--------------------------------------------------------------------------------08:38İlk defa bir yolculukta yazı yazamayacak kadar uyudum sanırım. 8 saatlik uykunun ardından şimdi yine birlikteyiz. Eskisi kadar başınızı çok ağrıtmıyorum. Kısa kısa kesitler alarak, mesajımı ulaştırmak istiyorum.Seyirci olarak da, sponsor firma yetkilisi olarak da katıldığım ilk konser diyebilirim. Üniversite yıllarında yer bulamadığım için kapıdan dinlemeye çalıştığım Barış Manço konserini, bir de zaman zaman düzenlenen Klasik Müzik, Sanat Müziği konserlerini saymazsak.Salonun tamamen dolu olması, duvarlarda HT-WEB afişinin bulunması, kapının hemen girişinde HT-WEB'e ait bir standın yer alması harika bir duygu idi. Her ne kadar bir kısım insan, internet paketi sansa, bir kısmı 10 m. uzaktan bakmaya çalışıp, yaklaşmaktan çekinse, kafalarda promosyon olarak 2MB hıosting yerine ekmek dağıtsak daha etkili olurdu fikrini oluştursa bile Deniz Yıldızı bulma adına çok önemli, çok ciddi bir adım düşüncesindeyim.Bir dipnot ayrıca; konsere gelenler Özcan Deniz'i dinlemeye değil, Seyman Ağa'yı görmeye gelmişler. Katılımcı kitlesi bizde bu düşünceyi oluşturdu.Bununla birlikte, insanların bir insan için ölüp-bitme eylemlerini görmek de beni şaşırttı. Seversin ama ölmezsin, tebrik edersin ama kendinden geçmezsin.Bir de işin diğer boyutu var. Medya faktörü.Tüm salonun dolması ve "güvercinin kuşluğu" dışında hiçbir sorun olmamasına rağmen, bu denli başarılı bir organizasyonu kimin yaptığını belirtmeden haber yapmaları.Aynı, Microsoft Encarta sitesinde ülkemiz aleyhine yer alan asılsız bilgilerin kaldırılması için kampanya başlatıp, başarılı olduğumuzda bize yani Türk İnternet Birliği Girişimi'ne (O zamanki adıyla Beyin Kulübü-Türkçeye Davet Ekibi) yapılan haksızlık gibi.Haberler, "Microsoft Dize Geldi" şeklinde 1. sayfadan verildi. Ancak, durduk yere olmuş bir olay gibi aktarıldı. Bu medya adamı zorla gazete-TV sahibi yapacak. Neyse, ben kendi işime bakayım, onlar da kendi işini yapsın.Bu seyahatimde de, gayet samimi konuştuğum ancak hiç yüzünü görmediğim dostlarımla yüzyüze görüşme fırsatı elde ettim. Konser başlamadan önce Cenk İsmet ŞEFİK ile standda görüştüm. Tabii ki can dostu, benim de artık en iyi arkadaşlarımdan HUKUKÇU ile de o gece tanışma fırsatı buldum. İnsanların üzerindeki yapmacıklık perdesi bu defa beni üzemedi."Her geleni padişah bil" düsturunun burada da işlemediğini üzülerek farkettim. Bugün kendi halinde bir insan olabilirim ama yarın başbakan olmayacağımı kim biliyor. O zaman teker teker hatırlatmak icap edecek arkadaşlara.O yüzden teşekkür bölümünde adını göremeyenler kendini sorgulasın.İlk günün gündemi konserdi ama bir yandan da HT-WEB reklam-tanıtım çalışmaları da tamamlanmış oluyordu. Öte yandan bayi kanalını oluşturmak üzere bir internet cafe ile görüşme fırsatım da oldu.- Paketin olumlu tepki alması.- Soyut olan bir ürünü, somutlaştırmakla çok önemli bir iş yaptığımızı,- Sıcak Pazarlama Çalışmalarının daha etkili olduğunu görme fırsatını da böylece elde etmiş oldum.Hatta bir domain-hosting paketi ilk defa kırtasiye vitrinine (Kadıköy Pasajı Deren Kitabevi) oturmuş oldu. Broşür verdiğimde atabilecek insanlar, içinde CD bulunmayan, CD kutusunu da baştacı yaptılar. Bunlar müthiş şeyler.HT-WEB'in sunduğu, İstanbul-Kayseri Yolculuğu Gözlemleri az sonra :)) (08:59)-------------------------------------------------------------------------------- Saat 09:08 9 dakikalık moladan sonra yine beraberiz. Kesitler sunmaya devam.İstanbul'da yine olabildiğince komiktim. Durun, durun palyanço kılığına girmedim. 1- Otomatik olan minibüs kapısını kapatmaya çalıştım.2- Kadıköy yerine Haydarpaşa'da indim. Farkedene kadar vapuru kaçırmıştım. (Deyimin kaynağını buldum)3- Yine Fenerbahçe'den Kadıköy'e gidiyorum diye Bostancı minibüsüne binmiştim. (Bunu gelmeden 1 saat önce yaptım)4- Tophane'den Taksim Hastanesi'ne kadar yürüdüm. İstanbul yakınını tespit ettim.5- Üsküdar'da daireyi tersten dolandım. 5 dk.lık yolu 10 dk. yaptım. 6- Altuniza'den Kadıköy'e gidiyorum diye Acıbadem-Çamlıca tarafına geçmişim. Bu sayede 2 önemli (STV-Koyuncu) görüşmesini yaptım. Arasam bulamazdım. :))))Komiklik bitti...Ben ne adamım yaw. İşte böyle...İstanbul'a gelişim benim için, işim için ciddi gelişim oldu. Kayseri cümleleri;- Harcı borcuna yetmeli.- Dene var mı dene?!...vb. cümlelerine artık daha net cevaplar verebiliyorum. Harcı borcuna yetti ve Allah'a şükür dene var... Çünkü daha dönmeden olumul gelişmeler oldu;- Tahsilatını yapamadığım bir alacağım için, borçlu kişi ile görüştüm ve son kez uyardım.- PAKET ve BAYİ satışı gerçekleştirdim.- Yeni bayi ağları kurma konusunda ve- Eski bayileri gaza getirme konusunda önemli ve somut adımlar attım.- Referanslarıma çok önemli bir olayı ekledim. ÖZCAN DENİZ konseri..Yani özetle; bu gelişim ileride olacaklar için değil, bugün olmasını istediklerimle ilgili çok önemli bir adım oldu. Konser ise işin cabası. İlk ciddi tanıtım imkanı olarak ortaya çıktı. Şimdi yine Kayseri'ye dönüyorum. Ama daha kararlı, daha azimli. Kendi işlerimi büyütmek için, kendinden daha emin.Yol bitecek inşallah birazdan, 1 saat kaldı sanırım. Allah'tan bir mani gelmezse 10:30 gbii Kayseri'deyim. Şimdilik bu kadar. KİBGÜ :))) Saat 09:20Not: 1) KİBGÜ= "Kendine iyi bak, görüşmek üzere" demek.2) Doğru hesap yapmışım saat 10:29 Süha yani Kent Özel Terminalindeyiz.* MERHABA KAYSERİ

    (O zamanlar Süha ve Kent diye 2 firma yoktu.)

    Bu haber 1412 defa okunmuştur.

    Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

    Seyahat Yazıları

    İSTANBUL ANILARI (Megabayt Programı-STV)

    İSTANBUL ANILARI (Megabayt Programı-STV) STV'de yayınlanmakta olan Megabayt Programına katılmak üzere, Kayseri'den İstanbul'a yaptığım seyahat a...

    Tatil ve Ben..

    Tatil ve Ben.. Yıllar sonra adam akıllı bir tatil yapmanın mutluluğunu yaşıyorum.

    Destek


    HAVA DURUMU

    Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

    Dost Siteler

     

     
     

    Reklam Alanı



    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi